İlk Yüzleşme
  • moonamiy
    22:28:51 03.07.2019,Puan: 823.15,0 Yorum, #Macera,254 kişi okudu,Carles tarafından onaylandı
  • Haziran 2018
    19:50 Pazar

    Renk cümbüşü gibiydi etraf, güzel görünse de göz yoran kalabalık ve kulakları tırmalayan sesler aşina olmuştu büyük ama baskın salonu. İnsanların gözlerinde heyecan ve tedirgin edici bakışları sahneyi kenetlemişti. Muhabirler ve paparazziler kameralarını ellerine almış, sabırsızlıkla bekliyordu. En ön sıra için kavga edenler, kameraları için yerler hazırlayanlar, telefon üzerine telefon görüşmesi yapanlar... Felix için bir anda hayat durdu, insanlar kendisini bu kadar çok mu merak ediyorlardı, yoksa bunlar alışagelmiş olaylar mıydı? Başka insanların hayatlarını haber yapma, bu onlar için bir işti ama Felix bunu oldukça saçma ve gereksiz bulsa da burada da kendi hayatını anlatacaktı, muhabirler sorup o cevaplayacak, tıpkı emir verilmiş robot gibi. 

     Perdenin arkasından Felix'in gözüne genç bir adam takıldı, işinde yeni olduğu çok belliydi, heyecanlı, sabırsız ve ne yapacağını bilmiyor gibi davranıyordu. Boynuna astığı kamerayla uğraşıyor, daha çok ayarlama yapıyor gibi duruyordu. Bir süre uzun uzun adamı inceledi, geçmiş yıllarda ki arkadaşı gözünün önünde canlandı. Ne kadar da çok benziyorlardı, belirgin elmacık kemikleri, sıska ve kısa vücudu... Heyecanlanınca elleri titredi adamın, bir anda Felix'le göz göze gelmişti, heyecanı daha da arttığında anlının şakaklarından akan terlerin indiğini hissetti. Gözleri yere eğildi sanki bir suç işlemişcesine, gözünde mahcupluk ve bir o kadar da kırgınlık vardı gözlerinin karasında. Uzun bakışmanın ardından arkadan gelen seslerle geçmişinden ayrıldı. Gümüş kaplama oldukça eskimiş ve yıpranmış saatine baktı sahneye çıkmasına beş dakika kaldığını görünce kalbi sıkışır gibi oldu ama kendini dik tuttu, avuç içleri terlese de bunu belli etmemeye çalıştı, korkuyordu, umarım ters giden bir şeyler olmaz diye düşündü, çünkü bu Felix için bir ilkti, ilk sahne, ilk kendini tanıtma ve ilk defa röportaj yapma. Evet oldukça konuşkan kendini savunan ve herkesi ikna edebilme bir yeteneği vardı ve bu oldukça üstün ve başarılı bir yeteneğiydi ama bunu ilk kez kendi kimliğiyle kendi benliğiyle bu kadar kalabalık karşısında konuşacaktı. Siyah takım elbisesinin cebinden ilacını çıkardı ve bir diş kırıp susuz yuttu. Hayatının son zamanlarında hem yalnızlık hem de üzüntüden kalbi yavaş yavaş daha da az atmaya başlamıştı ve bu sebepten dolayı ilaçlarını aksatmamaya çalışıyordu. İlacını cebine iliştirirken karşısındaki aynayı fark etti, kendini uzunca süzdü ne kadar da çok yaşlanmıştı, gözlerinin altı mor halkalarla çevrilmiş, alnında sayısız çizgiler belirmişti. Gülümsedi, tatlı bir gülümseme, ömür bu kadar kısa mıydı sahiden.  Kendini böyle görmeyeli uzun zaman olmuştu, en son takım elbise giydiğinde, yirmili yaşlarındaydı, eski anıları canlandı gözünün önüne annesi, arkadaşları, işi, yaşadığı yer... Unutulmaz bir gençliği vardı, hem unutulmaz hem de dünyaca ünlü bir gençliği ve o gençliği için buraya gelmişti. Eski anılarını seviyordu, hala her fırsatta aklına getirip anılarını tazeliyordu, derinlere daldı çok fazla derinlere, özlüyordu hem de çok özlüyordu.

    "Merhaba bay Felix, ben SNBY şirketinden Luxy Cooper, dünyanın merak ettiği bu röportajı  merakla bekliyorlar. Sahneye çıkmaya hazır mısınız?"
    Genç bayan da heyecanlıydı tıpkı diğer muhabirler gibi, beyaz takım elbisesi ve incecik topuklu siyah rugan ayakkabı giymişti, saçları omzunda sarı ve maşalanmıştı. Beyaz tenine yaptığı hafif makyaj genç bayanın yüz hatlarını daha belirginleştirmiş ve bu onu daha ciddi durmasını sağlamıştı. Duraksadı ve Felix'i baştan aşağı süzdü, ne kadarda yaşlı diye geçirdi aklından, gözlerinde nefret vardı ama bunu belli etmemeye çalışsa da Felix bunu anlamıştı. Buz dağından esen rüzgarın şiddeti gibi aralarında bir soğukluk vardı, tıpkı samimiyet maskesi takmış sinsi bir kadın gibiydi. Sanki aralarında çatışma varmışcasına birbirlerini süzüyorlardı.

    "Dünden hazırım bayan Cooper. Bu gün benim doğduğum gün"
    Dese de Felix, içindeki korku hala vardı. Nefesi gırtlağında düğümlendi, burnundan aldığı havayı ağzıyla geri bıraktı bu onu biraz daha rahatlatmıştı. Bayan Cooper'la göz göze geldiğinde endişesini içine gömüp yüzüne 'ben iyiyim' durumunu büründü. İkisinin gözlerinde de tıpkı birbirini çekemeyen sosyete kadınları çatışma havası vardı. Hiçbiri altta kalmaz ama lafını da söylemeden duramazlar. Artık sahneye çıkma ve insanlarla yüzleşme vakti gelmişti, bayan Cooper, Felix'e bakarak eliyle sahneye doğru 'önden siz buyurun' dercesine işaret etti. Felix son kez aynaya baktı ve kendini toparladı artık zamanı gelmişti. Tüm kameralar Felix ve genç bayanı çekiyordu, Efsane bir kalabalık karşısında kaldı yüzünde patlayan flaşlardan irkildi. Her şey bir anda bulanıklaştı, gırtlağındaki düğümlenen nefes daha da artmaya başladı, kulağına gelen sesler bir anda boğuk ve uzaktan geliyormuşcasına kulağına ilişti.Gözlerini kısa süreliğine kapadı o anda fark etti sahne korkusunu, elleri yumuk oldu tırnakları derisine batınca kendine geldi. Yumduğu gözlerini hafiften açtı belki bir rüyadır diye ama fark etti ki bu yaşananlar gerçek. Yüzünde patlayan flaşlar güneşin ışınları, bu sesler doğadan gelen kuş sesleri değildi, bu sesler nefret ettiği insan yığınının sesleriydi yüzünde patlayan flaşlar ise sahte insanların nefretle püskürttüğü hakaretlerdi. Gençliğinden bu yana uzak durmaya çalışan yapmacık ve kurmaca insanlardan ibaretti. Gururlarını bir rafa kaldırmış para için kendine yeni gurur alan insanlardı. Simdi o insanlarla yüz yüzeydi ve o insanlar sabırsızlıkla sorulacak soruları ve verilecek cevapları bekliyordu. 

    Sahneye geldiğinde aralarında bazısı alkışlarken bazısı yuhalıyordu, ses cümbüşü olan salonda korumalar ve güvenlikler, muhabirleri susturmaya çalışıyordu. Arkalardan gelen bağrışma seslerini zorlukla duyuyordu.
    "Eminim zor bir röportaj olacak bay Felix."
    "Televizyon karşısına çıkmakla hata yaptın"
    "Belkide adını bile duyurmamalıydın, git buradan devlet haini!"
    "Ölmen devlet için daha sağlıklı"

    Ağır hakaretler ve duymamazlıktan geldiği küfürler. Felix buraya çıkmadan önce bunların olacağını biliyordu ve sakin kalmayı tercih etti, çünkü onlara karşılık verse bu işin içinden çıkamayacağını biliyordu, Felix'de hiçbir şey olmamış gibi zor da olsa gülümsedi. Korumalar ve güvenlik, salonu kontrolü altına aldı sinirli muhabirler seslerini kesmiş soru sıralarını sabırsızlıkla bekliyordu. Gözleri öfkeden deliye dönenler ve tırnaklarını kemirenler etrafı sarmıştı. Salondaki kürsüye çıktı, kürsünün üzerinde ise bir mikrofon vardı, önce boğazını temizledi, daha sonra burnundan aldığı derin nefesi alıp geri bıraktı bu sırada salondaki insanları izliyordu ve hepsinin yüzlerini beynine kodladı, gençliğinden kalma bir alışkanlıkla.
    Artık zamanı gelmişti. Bu kararı vermekle iyi mi yoksa kötü mü yaptığı birazdan bu röportajda belli olacaktı ama kendine güveniyordu, muhabirler tarafından kendini aşağılatmaya izin vermeyecekti.
    Ve işte o an geldi, sorular sorulmaya başladı. İlk soruyu en ön sıradaki orta yaşlı, kumral adam sordu.

    "İlk önce 1972 yılından başlayalım, sizin 17 yaşında olduğunuz ve o herkesin merak ettiği meşhur 1972."

    Devam Edecek...



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap

"Halktan Bir Gün" Bölümleri
  • 1
    İlk Yüzleşme (Şu anki bölüm)
Facebook'ta Bizi Beğenin