10 Ayrı yollar - tek bir kalp
  • Aycan
    21:40:28 09.01.2019,Puan: 2709.9,0 Yorum, #Realist,522 kişi okudu
  • “İyisin değil mi?”


    Deniz, içinde bulunduğu arabanın penceresinde bakarak dalıp gitmiş olan Kuzey'e sordu fakat karşılığında bir yanıt alamadı. Bunun üzerine daha fazla üstelemeyerek önüne döndü. Oflayarak dikiz aynasından arabayı kullanan Mehmet Amcaya baktığında, onunda bir gözünün Kuzeyde olduğunu fark etti.


    “Gitme üstüne.”


    Mehmet Amcanın ikazına başını sallayarak cevap veren Deniz de başını pencereye çevirip sustuğunda, ortama derin bir sessizlik hakim oldu. Bir süre kimse konuşmadı. Kuzey zaten bedenen buradaydı. Deniz ise derin düşüncelerinin arasında yok olup gitmişti. Bedenen de ruhen de burada olan tek kişi Mehmet amcaydı.


    Araba iki katlı çokta büyük olmayan müstakil bir evin önünde durduğunda geldikleri evin Mehmet Amcanın evi olduğunu fark eden Deniz, arabadan kimsenin inmesine fırsat vermeden atıldı.


    “Allah allah! Mehmet amca hani benim eve gidecektik? Neden buraya geldik ki?”


    Cevap vermeyip arabadan inen Mehmet amca arabanın Kuzey’in tarafında olan kapısını açarak hala ölü gibi sessiz olan Kuzey'in kolundan tuttu ve yavaşça dışarı çıkardı. Bunun üzerine arabadan hızla inen Deniz koşarak bahçeye girmek üzere olan ikiliye yetişti ve Kuzey'in diğer kolunu da o tuttu.


    “Senin ev kalabalık, rahat edemez şimdi orada.”


    Patronunun haklılığı karşısında susmak zorunda kalan Deniz, ne yapacağını bilemeyerek Kuzey’e eşlik etmeye devam etti. E yani, patronu haklıydı aslında. Başında işsiz bir babası ve ipsiz sapsız iki de abisi varken Kuzey'i kendi evine getirmek hata olurdu. Üzülse de belli etmeyerek yürümeye devam etti.


    Evin önüne geldiklerinde hiç sesini çıkarmayan Kuzey bir an silkindi ve kollarını sımsıkı tutan ellerden kurtararak bir adım geri gitti.


    “Bana hasta muamelesi yapmaktan vazgeçin. Hasta değilim ben.”


    Deniz ile Mehmet amca bir an şaşkınlıkla birbirlerine baktı ve ardından Deniz söze girdi.


    “Bak, hasta olmadığını bizde biliyoruz, fakat doktorun ne dediğini biliyorsun.”


    Deniz'in haklı olduğunu bilen Kuzey bir süre sussa da sonra tekrar konuştu.


    “Peki.”


    Eve girdiklerinde Mehmet amca hemen yatak odasından yastıkla battaniye getirip salondaki üçlü kanepeye koyduktan sonra kendisine öylece bakan Kuzey'e döndü.


    “Evlâdım sen şimdi yat uyu. Bizim gitmemiz lazım. Kafeyi boş bıraktık.”


    Battaniyeyi açmaya çalışan Kuzey, başını salladığında Mehmet amca çıkmak üzere kapıya yöneldi.


    “Haydi Deniz.”


    Deniz, bir süre sakin bir şekilde katlanmış battaniyeyi açmakla uğraşan Kuzey'i izledikten sonra iyi olduğuna kanaat getirmiş olacak ki arkasına döndü ve gitti.


    En sonunda kanepedeki yatağını hazırlayan Kuzey, yorgunlukla yatağa devrildikten sonra gözlerini kendi evinden bayağı farklı olan tavana çevirdi.


    Ellerini başının altına yerleştirirken tavana diktiği mavileri çoktan uzaklara gitmişti bile.


    “O gece aramızda hiçbirşey olmadı. Seni soymak zorunda kaldım, çünkü seni kaldığım otel odasına taşırken ikimizinde üzerine kustun.”


    Aniden kulaklarında çınlayan sesle irkilse de, istifini bozmayıp çınlayan sese kulak verdi.


    “Ve burada, adım Alp.”


    Bu ismi unutmamak üzere beynine ve kalbine yazdıktan sonra uyumak için gözlerini kapattı.  


    -

    “Hmm. Mükemmel.”


    Babalık yani bar sahibi adam, çoktan kafayı bulmuş olan genç şarkıcının göğüs uçlarını ısırırken, farkında olmayarak mırıldandı. Isırdıkça dikleşen göğüs uçlarını hırsla daha çok ısırdığı sırada, genç şarkıcıdan bir inilti duyuldu.


    “Ah! Babalık kopar onu.”


    Genç şarkıcının söylediğiyle daha da gaza gelen adam, genç şarkıcının ısırmaktan kızarttığı göğüs ucunu bıraktı ve kasıklara kadar uzanan ince sarı tüyleri öpmeye başladı. Öpüyor, ısırıyor, emiyordu.


    Dudakları siyah slip boxerın içindeki sönük penise değdiği anda emmeyi bıraktı ve gidip müzik çaları açtı. Son zamanlarda severek dinlediği şarkı olan MIA’yı da açtıktan sonra geri gelip yerine oturdu ve şarkıyı duyduğu anda kalkıp dans etmeye başlayan genci izlemeye koyuldu.


    “David.”


    Bir anlığına bu kafası güzel olan gencin tadına bakmak istedi, fakat dudakları en son David'in vücuduyla buluşmuştu ve bunu bir başkasıyla birlikte olarak bozamazdı. Yapacak birşey yoktu. Hem zaten, şu an seks yapmak yerine, bu seksi gencin dansını izlemek istiyordu.


    Uykusu gelene kadar seksi gencin kıvrak dansını büyük bir keyifle izledi. Seksi olduğu kadar ateşli olduğu da su götürmez bir gerçekti. Arada mavi gözlü diyerek sayıkladığı kişiyi merak etse de umursamadı ve gidip bir kaç saat uyumak için odasının yolunu tuttu.


    Sabah uyandığında ve dünkü olanlar gözünün önüne geldiğinde hızla salona koştu, fakat ortalıkta o kıvrak dansıyla kendisini büyüleyen gençten eser yoktu. Onun yerine, tozu çektiği sehpada küçük bir not vardı.


    Teşekkür ederim…




Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap