13 Ruhsuz beden
  • Aycan
    19:22:52 21.02.2019,Puan: 3687.75,0 Yorum, #Realist,412 kişi okudu
  • “Immh!”


    Isırılan dudağının acısıyla inleyen genç şarkıcı, hızla geri çekildi. Daha fazla buna izin verirse dudağı kanayacaktı.


    “Babalık sakin ol. Tamam beni sikeceksin zaten. Bir dur.”


    Cevap vermeyen bar sahibi, genç şarkıcıyı yanlarındaki koltuğa doğru ittirdi ve hemen ardından kendisi de gencin üzerine çıktı. Zaman kaybetmek istemeyen bar sahibi, direk gözüne nefis görünen boyuna doğru yöneldi. Önce burnuna gelen teninin terle karışmış kokusunu içine çekti ve sonra da orayı emdi.


    “Ah tanrım!”


    Sabırsızlandığını hissettiği anda boyunda oyalanmayı bırakarak, dudaklarını hızla inip kalkan göğüse doğru ilerletti. İki göğsün arasına geldiğinde, göbeğine doğru ilerleyecek iken bundan vazgeçerek sağ göğüs ucunu dişlerinin arasına aldı.


    “Ah!”


    Duyduğu inilti hırsını daha da artırırken, sabırsız eller çoktan şişkinliğe doğru ilerlemeye başlamıştı.


    ....


    “Babalık… Mmmhh!”


    Gencin derinliklerinde kaybolmuş olan bar sahibi, omzundaki ayak parmaklarını emerken, genç adamın zevk dolu iniltilerini duyduğunda orgazma biraz daha yaklaştığını hissetti ve vuruşlarını hızlandırdı.


    “Ahhh! Geliyorum babalık!”


    Bar sahibi, genç adamın beyaza bulanmış burnuna gözlerini diktiğinde daha fazla dayanamadı ve sulanmış olan penise biraz daha asılarak son vuruşlarını gerçekleştirdi. Boşalmasına az kalmıştı.


    “Aahhh!”


    İkisi aynı anda boşaldıklarında ortama nefes sesleri hakim olmuştu. Bar sahibi uzun zamandır kimseyle birlikte olmadığı için biraz fazla yorulmuştu. Genç adam ise zevkten kendini kaybetmişti.


    “Bu çok iyiydi babalık.”


    Genç adam zevkten şekilden şekile girmiş suratıyla mırıldandığında, bar sahibi adam gencin içinden çıktı ve süt beyaz göbeği olduğu gibi kaplayan menilerin bir kısmını parmağıyla aldıktan sonra hala kendine gelememiş olan gencin aralıklı dudaklarından içeriye soktu. Meni kaplı parmağı kabul eden genç şarkıcı iştahla parmağı emerken gözlerini açtı ve parlak gözleriyle kendisini süzen bar sahibi adama baktı. Ve o an beyninde şimşeklerin çaktığını hissetti.


    Ben ne yaptım?


    _____


    “Lütfen izin verin son kez evimde vakit geçireyim. Zaten yarın gitmiyor muyuz? Belki de buraya bir daha hiç gelmeyeceğim. Evimle vedalaşmak istiyorum.”


    Hastanenin önünde on dakikadır Kuzey'in nerede kalacağı konusunu tartışan ikili, bu son sözle sessiz kalmıştı. Kuzey'in haklı olduğunu ikiside biliyordu, fakat son zamanlarda Kuzey daha da hassaslaşmıştı ve açıkçası kendisine bir şey yapmasından korkuyorlardı. Bu düşünceyle Deniz aklındakileri ortaya döktü.


    “Peki, ama tek bir şartla. Bende sende kalacağım.”


    Başını işine gelirse der gibi sallayan Deniz, Kuzey'in gözlerini devirişini izlerken bir taraftanda taksi çevirmeye çalışıyordu.


    “Taksiyle uğraşma. Ben bırakayım sizi.”


    “Yok Mehmet amca. Taksiyle gideriz biz. Sen şey etme.”


    Israr etmek istemeyen yaşlı adam başını salladıktan sonra arabasına binip gittiğinde, Deniz de bir taksi çevirmeyi başarmıştı.


    _____


    “Sanırım anahtarımı kaybettim.”


    Ceplerini kurcalayıp duran Kuzey, anahtarını bulamayınca telaşa kapıldı ve ne yapacağını bilemedi. Tam da o sırada Deniz cebinden çıkardığı anahtarı havada sallayarak Kuzey'in görmesini sağladı.


    “Bende.”


    Deniz havada salladığı anahtarla kapıyı açıp içeriye girdiğinde ardından Kuzey de girdi ve kapıyı kapatarak Deniz'in yanına oturdu.


    Bir süre ikiside sessiz kaldı. Kuzey’in aklı bin bir türlü düşüncelerle doluydu. Bir kere artık annesi yoktu. Bu fazlasıyla koyarken, birde aşık olmuştu; hiç tanımadığı birine. Üstelik bu bir erkekti. Kanlı, canlı kendinde olandan onda da olan bir erkeğe…  


    “Ne düşünüyorsun?”


    Düşüncelerini Deniz'in meraklı sesi bölmüştü. İyiki de bölmüştü. Çünkü biraz daha düşünmeye devam etseydi, boğulup gidecekti. Hiç düşünmeden aklındakileri döküverdi. Saklamak istemiyordu.


    “Onu düşünüyorum.”


    Deniz tahmin etmiştim diyen mimikleriyle başını sallarken, Kuzey devam etti.


    “Onun bir erkek oluşu… Ne bileyim? Bak, şundan eminim. Bunalıma girmeme az kaldı.”


    “Sen zaten bunalımdasın. Ama merak etme. Düzeleceksin.”


    Düşünceleri Deniz'in söyledikleriyle doğrulanmıştı. Bir süre başını önüne eğdi ve düşündü. Bu zamana kadar hep çalışması gerektiğinden aşka ve sekse ayıracak vakti olmamıştı. Dolayısıyla da böyle şeyler hakkında hiçbir bilgisi, tecrübesi yoktu. Onun kalbini sadece annesi doldurmuştu bu zamana kadar. Annesini sevmiş, hep onunla ilgilenmişti. Şimdi annesi yoktu ve kalbi bir erkek için atıyordu.


    Dalıp gittiği yerden çıkarak başını kaldırdı ve kendisini pür dikkat süzen Denize baktı.


    “Bana hep böyle bakacak mısın?”


    Deniz hafifçe sırıttı ve başını evet der gibi salladı.


    “Evet. Bir problem mi var?”


    “Var, çünkü rahatsız oluyorum.”


    Bunun üzerine kaşlarını kaldırıp bakıp kalan Deniz, bir süre konuşmadı. Zaten Kuzey'in rahatsız olduğunun farkındaydı, fakat aklına gelen rahatlama şeklini Kuzey'e nasıl söyleyeceğini bilemiyordu. Şu an için Kuzey'in buna ihtiyacının olduğuna emindi.


    Aynı şekilde kendisine bakan Kuzey'e bakışlarını çevirerek boğazını temizledi ve ne olursa olsun diyerek söyleyeceklerini sıraladı.


    “Aslında, senin şu an için nasıl rahatlayabileceğini biliyorum.”


    Kuzey; aklına doluşan edepsiz fikirleri atmaya çalışırken, göz kırparak Deniz’in devam etmesini gerektiğini belirtti.


    Fakat Deniz sözünün devamını getirmedi ve çenesiyle Kuzey'in kasıklarını gösterdi. Şaşıran Kuzey, başını eğerek kasıklarına kısa bir bakış attıktan sonra Deniz'e baktı ve ağzından bir “Ha?” çıktı.


    Kısa süre sonra şaşkınlığını üzerinden atan Kuzey, “ Ne yapacaksın oğlum? Beni sen mi rahatlatacaksın?” dedikten sonra arkasını koltuğa yasladı. Aklına doluşan edepsiz görüntülerden kurtulamamıştı.


    “Ha aynen. Seni ben rahatlatacağım.”


    Bunun üzerine bu sefer de Kuzey sırıttı. Deniz'in kendisine sakso çekişini daha fazla düşünmek istemiyor, fakat bunu engelleyemiyordu. Duyguları, düşünceleri, herşeyi birbirine girmişti. 


    “Olur.”


    Bunu bilerek demişti. Deniz'in vereceği tepkiyi merak ediyordu. Nitekim tahmin ettiği gibi de oldu. Deniz gözlerini fal taşı gibi açarken, daha fazla uzak olabilecekmiş gibi koltuğun diğer ucuna gitmişti. Bunun üzerine Kuzey'den bir kahkaha duyuldu.




Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap