16 Ölüm mü? Yaşam mı?
  • Aycan
    03:14:07 30.03.2019,Puan: 3150.65,0 Yorum, #Realist,506 kişi okudu
  • “Allah benim belamı versin! Hepsi benim yüzümden oldu! Ona tokat attım! Yetmedi, birde evden kovdum! Ona birşey olursa kendimi asla affetmem!”


    Saçı başı dağılmış, yüzü gözü kıpkırmızı olan Deniz; duvar dibine çökmüş hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Üç saat önce aldığı kara haberle dünyası başına yıkılmıştı. Başını kaldırıp duvara dayadı ve derin bir nefes aldı.


    “Ne var ulan öptüyse! Yatırıp sikmedi ya seni! Bak şuan arkadaşın nerede! Bak! Hepsi senin yüzünden!”


    Deniz'in kendi kendini suçlamasını dinleyen Mehmet Amca, gözyaşları sildi ve ayağa kalkarak üzüntüden kahrolmuş olan çalışanının yanına doğru ilerledi.


    “Evlâdım bak hasta olacaksın. Yapma böyle. Kuzey güçlüdür. Ona birşey olmayacak. İnan bana.”


    Mehmet Amcanın telkinlerini duymayan Deniz, zorlukla ayağa kalktı ve yoğun bakım ünitesinin camından içeriye baktı.


    “Ah keşke yapmasaydım. Kuzey n'olur ölme n'olur.”


    Bin bir türlü hortuma bağlanmış, hasta yatağında çaresizce iyileşeceği günü bekleyen Kuzey'in bu halini görmeye dayanamayan Deniz; başını eğerek cama yasladı ve henüz kurumayan yaşlarına yenilerini ekledi.


    ____


    3 - 4 saat önce


    Kuzey burnuna gelen yanık kokusuyla gözlerini açmak istese de yapamadı. Uyku onu kendine öyle güzel çekiyordu ki, karşı koymak imkansızdı.


    Yinede son bir çabayla gözlerini açmaya çalıştı. Gözlerini yarım yamalak aralamayı başardığında, bilmediği bir nedenden ötürü gözlerinin yandığını hissetti ve gözlerini yeniden kapattı. Yanık kokusunun burnunu tamamen dondurmasıyla  kendinden geçerek yana serildi. Başı üst üste duran bavulların arasına girmişti ve en ufak bir darbede zarar görebilirdi.


    ____


    “Ulan bir daha bu ibneyle görüşürsen seni yatırıp sikerim. Duydun mu?”


    Deniz abisinin sert çıkışıyla oturduğu koltuğa korkuyla sindi ve başını hızla salladı. Abilerinden çok korkuyordu. Yanında rahat ettiği tek kişi Kuzeydi ve onu da kaybetmişti.


    “Duyamadım?”


    “P- peki abi.”


    Abisi ona öldürecekmiş gibi baktıktan sonra yere tükürdü ve hızla odayı terk etti. Bu Deniz'i bir nebzede olsa rahatlamasını sağlasa da, içindeki derin üzüntü halen daha devam ediyordu. Şimdi kimle arkadaşlık yapacak, kime derdini açacaktı?


    Aniden çalan telefonla daldığı düşüncelerinden çıkarak gerçekliğe döndü ve ekranda yazan Kuzey yazısına bir anlam veremeyerek baktıktan sonra cevap verdi.


    “Alo?”


    “Deniz Akın siz misiniz?”


    “Evet benimde, siz kimsiniz?”


    “Ben Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi hemşirelerinden Aylin. Hastanemize yarım saat önce bilinci kapalı olarak getirilen Kuzey Ekincioğlu'nun-”


    Deniz’in kulakları devamını duymadı, daha doğrusu duyamadı. Telefon Deniz'in elleri arasından kayarak düştüğünde, Deniz’in bacakları aniden tutmadı ve kayarak yere düştü. Bu gürültüye uyanan abisi koşarak geldiğinde yerde hıçkırıklara boğulmuş olan kardeşine baktı ve yerde hala açık olan telefonu alarak kulağına koydu. 


    “Abi yalvarırım bana engel olma. N'olursun!”


    Yerde ayaklarına kapanmış olan kardeşine büyük bir üzüntüyle bakan abisi telefonu kapattı ve yere eğilerek kardeşini yerden kaldırdı.


    “İnşallah arkadaşın kurtulur.”


    ____


    Deniz, duyduğu düzensiz sesle daldığı büyük düşüncelerden çıkarak başını kaldırdı. Gözleri anında monitöre gittiğinde görmek istediğini göremedi. Çizgiler atan kalp ile uyumlu olması gerekirken, şimdi sadece düz ilerliyordu. Bir an dondu kaldı. Gözleri ise düz ilerleyen çizgideydi. Sonra aniden kendine geldi ve var gücüyle bağırdı.


    “Doktoooor! Yetişiiiiin!”


    Doktor ve hemşireler koşarak gelip yoğun bakım odasına girdiklerinde bile çığlığını kesmedi. Elleriyle camı yumrukluyor, çaresizce duran kalbi çalıştırmaya çalışan doktor ve hemşireleri izliyordu.


    “Deniz!”


    Uzaktan gelen Mehmet Amcanın sesini duyar gibi olsa da titreyen bacakları daha fazla hırpalanmış bedenini ayakta tutamadı ve bir anda kendini yerde yatarken buldu. Uzaktan gelen sesin şimdi yakından geldiğini ve bir çift elin başından tutup kaldırdığını hissedebilmişti. Gözlerini yavaşça kapattığında uğuldayan kulakları da artık duymaz olmuştu.



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap