19 Gerçeklere bir kala
  • Aycan
    19:01:15 11.06.2019,Puan: 2027.15,0 Yorum, #Realist,338 kişi okudu,Carles tarafından onaylandı
  • "Have you made up your mind?" (Kararını verdin mi?)


    Hayaller ülkesi Amerika bir pazarlığa daha şahit oluyordu. Ama bu pazarlık normal olanlardan biraz farklıydı. Bu bir kirli pazarlıktı.


    Genç şarkıcı çaresizdi. Gözlerini eli kolu bağlanmış ve boğazına da keskin bir bıçak dayanmış olan annesinde gezdirdi. En ufak bir hatasında annesini kaybedebilirdi.


    Gözlerini annesinden çekti ve karşısındaki uzun sakallı ve rastalı herife dikti.


    "First you release my mother." (Önce annemi serbest bırakacaksın.)


    Rastalı adam küçük bir göz hareketiyle adamlardan kadını götürmesini emretti.


    "I did what you said." (Ben dediğini yaptım.)


    Bunu dedikten sonra rastalı adam oturduğu rahat koltuğundan kalktı ve karşısındaki genç çocuğa doğru yaklaştı. Ve sonra da genç çocuğun dudağındaki parlayan piercingi öptü.


    "And now you will do as I ask." (Ve şimdi sende benim istediğimi yapacaksın.)


    Gözlerini sımsıkı kapatan genç çocuk üzerindeki siyah gömlekteki düğmelerin yavaşça çözülüşüne karşın sessiz kaldı.


    "Hişşt! Geçti. Her ne yaşadıysan geçti. Benimle güvendesin."


    Bar sahibi yarım saattir uykusunda çırpınan genç çocuğu uyandırmaya çalışırken kapı açıldı ve içeriğe ev sahibi girdi.


    "Selam."


    "Selam. Nasılsın?"


    "İyiyiz işte ya. Geberdik yine amına koyayım. Direk yatıp uyumak istiyorum."


    Ev sahibi üst kattaki odasına çıkmadan önce koltukta yatan genç çocuğu fark etti.


    "Bu bahsettiğin çocuk mu?"


    Bar sahibi cevap vermedi, sadece başını salladı.


    "Ona dikkat et. O iyi değil."


    Bar sahibi evet anlamında başını salladı ve cevap verdi.


    "Öyle zaten, ama bu onun suçu değildi."


    Ev sahibi aldığı cevabı umursamadan merdivenlerden çıkıp kaybolduğunda, bar sahibi genç çocuğu uyandırmayı başarmıştı.


    "Nihayet."


    Genç şarkıcı önce nerede olduğunu anlayabilmek için etrafına baktı. Sonra da kendisine endişeyle bakan bar sahibine baktı.


    "İyi misin?"


    Genç çocuk soruyu geçiştirmek ister gibi sadece başını salladı. Fakat aslında hiç iyi değildi. Toz alması gerekiyordu ve cebinde beş kuruş parası yoktu.


    "Babalık bana para lazım."


    Bar sahibi genç adamın demek istediğini gayet iyi anlamıştı. Fakat artık genç çocuğun bu isteğini yerine getirmek istemiyordu.


    "Olmaz. Ne istiyorsan söyle, ben alırım."


    Genç çocuk öfkeyle gözlerini kocaman açtı ve derin bir nefes aldı.


    "Ne demek oluyor bu?"


    "Olmaz demek. Zehirlenmene artık izin vermeyeceğim demek. Anladın mı?"


    Genç adam gözlerini iyice patlattı ve yumruklarını sıkarak bağırdı. Öfkesini kontrol altına alamıyordu.


    "Ne demek ulan bu! Kimsin sen? Anam mısın? Babam mısın? Kimsin sen?"


    "Ne oluyor orada?"


    Bu gürültüye uyanan ev sahibi merdivenlerden inerken sormuştu.


    "Ne istiyor bu?"


    "Kokain."


    Bar sahibi gözlerini öfkeli gençten ayırmadan cevapladığında sıkıntıyla nefes verdi. Her geçen günde bu gençle başa çıkmak daha da zorlaşıyordu.


    "Tamam genç adam. Önce bir sakin ol."


    Genç şarkıcı sakinleşmek adına alıp verdiği nefesten sonra koltuğa geri oturdu ve saçlarını asılarak başını eğdi.


    "Aklımı oynatacağım."


    Genç adam birden kucağına atılan küçük şeyle başını kaldırıp baktı. Evet! Bu oydu. Aradığı mutluluk sebebi buydu. Şaşkınlıkla kucağındaki içi toz dolu olan küçük şeffaf torbayı alarak ev sahibine baktı.


    "Al ve rahatla."


    Genç çocuk vv sahibinin göz kırpmasıyla aniden koltuktan kalktı ve pencere önündeki büyük sehpayı boşaltarak küçük şeffaf torbayı kabaca yırttı. Sonra da şeffaf torbadaki tozu sehpaya uzunlamasına yattıktan sonra tek seferde içine çekti.


    "Onu zehirliyorsun."


    "Birşey olmaz. Etkisi sınırlı zaten, biliyorsun. Hem seninle konuşacaklarım vardı benim. Dışarı çıkalım."


    "Peki onu yalnız mı bırakacağız?"


    Bar sahibi başını koltuğa atmış anlamsızca sırıtan genç çocuğa bakarak sordu. İçi hiç rahat değildi.


    "Birşey olmaz. Gel sen."


    Bar sahibi çaresiz arkadaşını takip etti. Şimdiden konuyu merak etmişti.



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap