21 Bu oyun henüz bitmedi
  • Aycan
    22:01:02 22.07.2019,Puan: 1647.6,0 Yorum, #Realist,361 kişi okudu,Carles tarafından onaylandı
  • "Ne diyeceksin?"


    Bar sahibinin aklı Alp'te olduğu için konuyu kısa kesmek istiyordu. Fakat, bir taraftan da merak etmeden duramıyordu. 


    "Gel şöyle."


    Ev sahibi bar sahibini kenara çekti ve sanki yüzyılın sırrını söyleyecekmiş gibi kulağına eğildi. 


    "Alp'in babasını buldum. Tahmin ettiğimiz gibi o adam Doruk'tan başkası değil. Fakat aklı yerinde değil. Kendini bilmiyor."


    Bar sahibi gözlerini açabildiği kadar açtı ve hayretle bağırdı.


    "Ne!"


    Bar sahibi dikkatleri üzerine çektiğini fark ederek sesini biraz alçalttı ve kısık sesiyle devam etti. 


    "Saçmalama öldü o. Sen emin misin bu adamın Doruk olduğundan?"


    Ev sahibi sadece başını salladı. Ve ardından arkadaşının yere çöküp başını eğmesi ile devam etti.


    "Adamın babası zaten bu ikisini ayırmak istiyormuş. Hatırla, Doruk kim yüzünden uyuşturucu bağımlısı oldu."


    "Ardin. Ardin deli gibi aşıktı Doruk'a. İzin vermedi ki, adam mutlu olsun. Benimle mutlu olmayacaksa, kimseyle olmayacak dedi ve bile bile adamı ölüme terk etti. Gerizekalı herif. Burnunun ucundaki aşkı göremedi."


    Ev sahibi kaşlarını çatıp "Ne aşkı?" Diye sorduğunda çöktüğü yerden kalkan bar sahibi cevap verdi. 


    "Oğlum. Oğlum aşıkmış bu adama. Bana hiçbirşey söylemedi. Sakladı benden."


    Gözleri dolan bar sahibi omzunu sıkan arkadaşından aldığı güçle yarım kalan sözlerine devam etti.


    "Ardin kendini keserken yanındaymış. Onun can çekişine, her şeyine şahit olmuş."


    Bir süre ikisinden de çıt çıkmadı. İkisi de duyduklarının  ağırlığı altında ezilmişti. Ortada aşkı uğruna kendini ve hayatını gözünü kırpmadan yakan bir adam vardı. Sadece bunu bilmek bile yetiyordu. 


    Kendine gelen ev sahibi bu derin sessizliği bozan ilk kişi oldu. 


    "Gidiyorum ben."


    Hızla uzaklaşan adamın ardından kendine gelen bar sahibi yapacak bir şeyi olmadığından eve girdi. Aklına Alp'i kontrol etmesi gerektiği gelmişti.


    Fakat eve girdikten sonra gördüğü şeyle bozguna uğradı. Ağzı köpürmüş ve bayılmış bir Alp ile o an ne yapacağını şaşırdı. 


    "Alp! Alp sen ne yaptın?"


    Hemen şokunu üzerinden attı ve koşup Alp'in başını ellerinin arasına aldı. Fakat gördüğü küçük bir ayrıntıyla kasılıp kaldı. Alp'in gözleri ıslaktı. Ağlamıştı. 


    Alp, aldığı uyuşturucunun etkisinin geçmeye başlamasıyla yattığı yerden kalktı ve kapıya doğru ilerledi. 


    Tam kapıyı açıp dışarı çıkacaktı ki, duyduklarıyla öylece kalakaldı. 


    "Alp'in babasını buldum. Tahmin ettiğimiz gibi o adam Doruk'tan başkası değil. Fakat aklı yerinde değil. Kendini bilmiyor."


    "Ardin. Ardin deli gibi aşıktı Doruk'a. İzin vermedi ki, adam mutlu olsun. Benimle mutlu olmayacaksa, kimseyle olmayacak dedi ve bile bile adamı ölüme terk etti. Gerizekalı herif. Burnunun ucundaki aşkı göremedi."


    Bu duydukları yetip artmıştı Alp'e. Babası ne idüğü belirsiz bir adam yüzünden ölüme mi terk edilmişti? Bu ne biçim bir aşktı? Bir adam bunu nasıl yapardı sevdiğine? Bu nasıl erkeklikti? 


    Yaşadığı şokla kendinden geçen Alp, ne yaptığını bilemez bir şekilde yere oturuverdi. 


    Bir süre sonra kendine gelen Alp, oturduğu yerden kalktı ve gözlerini yarısı kullanılmış küçük şeffaf poşete dikti. 


    Yok, bu duyduklarını hazmedemezdi o. Herşeyi hazmederdi ama bu duyduklarını sindiremezdi.


    Hızla ayaklanıp küçük şeffaf poşete doğru ilerledi. 


    "Allah belanızı versin!"


    Ettiği küfürden sonra küçük şeffaf poşeti yırttı ve burundan çekmek yerine hepsini ağzına attı.


    "Belanızı versin!"


    Bacakları onu daha fazla taşıyamadı ve kendini koltuğa attı. Gözlerinin yavaş yavaş karardığını hissedebiliyordu. Ve aynı zamanda ağladığını da.



Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap