6 Farkındalık
  • Aycan
    20:46:13 29.10.2018,Puan: 1920.75,0 Yorum, #Realist,486 kişi okudu
  • Kuzey, o an dalgın dalgın bakmaya devam ederken, etkilendiğini düşündüğü kişinin kendisi gibi bir erkek olduğunun farkına vardığında yerinde öylece kalakaldı.


    Kendini ne ara dışarı attığına dair hiçbir fikri yoktu Kuzey'in. Tek bildiği, aslında hiçbir şey bilmediğiydi.


    Beynini koyu bir karanlık kaplamışken, nereye gittiğini bilmeden başı önünde yürüdü. Ağlamak istiyor, fakat aksi gibi tek bir damla gözlerinden düşmüyordu. Bu da kendisini daha da strese sokuyordu.


    Nefesi daralmaya başladığında, nereye geldiğini anlayabilmek için başını kaldırıp baktı. Evet, her şeyin başladığı o yere gelmişti. Gecenin bu saatinde neden buraya geldiğini düşünmeyip, kayalıklara doğru yürüdü ve gene aynı yere oturdu. Havanın bir anda soğumasıyla, ne ara giydiğini bilmediği kot ceketine sarıldı. Göğsünün sıkışmasıyla derin bir nefes aldı ve dolan gözlerini ufuk çizgisine dikti.


    Havanın gitgide sertleşmesiyle incecik ceketine daha da gömülmeye çalışırken, duyduğu sesle titredi.


    “Dejavu?”


    Başını çevirip sesin kaynağına baktığında, gözlerinde biriken yaşlar yanaklarında birer iz oluşturup akıp gitmişti. Delici kahvelere kısacık bir an baktı ve tekrar önüne dönerek başını dizlerine gömdü. Hala adını bilmediği yabancının yanına oturduğunu anladığında, dizlerine gömdüğü başını kaldırarak ıslak mavilerini yeniden ufuk çizgisine dikti.


    Arada duyulan hıçkırık sesleri haricinde ikisinden de bir süre çıt çıkmamıştı. Bir süre sonra hıçkırık sesleri de kesilince, ortama yoğun bir sessizlik hakim oldu.


    Kuzey, dört nala atan kalbine ve titreyen ellerine söz geçirmekle uğraştığı sırada, genç şarkıcı başını çevirip yanındaki ağlayan adama baktı. En başında, yani onu o gün tam burada aşağıya uçmaktan kurtardığı zaman anlamıştı bu mavi gözlünün kendisine karşı bir şeyler hissettiğini. Sırf bu yüzden üzerine gitmişti ya. Biraz da bu durumu kullanmak zorunda kalmıştı, çünkü otelden atılmıştı ve kalacak bir yere ihtiyacı vardı. Yön duygusu kuvvetli olduğundan da kısa sürede bulmuştu bu mavi gözlünün çalıştığı yeri ve tabikide evini.


    “Neden hayatımdasın?”


    Düşüncelerini, ağlamaktan kısılmış ses böldüğünde; başını çevirip kızarmış mavilere baktı. Bu adamın hayatına dahil olmakla yanlış yapmıştı. Bu ülkeye geliş nedenini unutmuş, yolundan sapmıştı. İstemeden yada isteyerek, bir erkeği kendine aşık etmişti. İstediği bu değildi, bu olmamalıydı.


    “Hayatında yokum zaten. Gidiyorum. Bana evini açtığın için- bu her ne kadar zorla da olsa- teşekkür ederim.”


    Başını çevirip mavi gözlüye baktığında, onunda kendisine baktığını fark etti. Odağını durmadan yaş döken mavilere çevirdiğinde; gördüğü aşk kıvılcımlarına baktı bir süre. Yanlışını bir kez daha fark etti. Amerikada hiç bir zaman cinsiyet ayrımı yapmamıştı, fakat durum bu kez çok başkaydı.


    “Benim buraya gelmemin bir amacı var. Bulmam gereken bir babam var, sağ mı ölü mü bilmediğim.”


    Aniden oturduğu yerden kalktı ve arkasını dönüp ilerledi. Ve sonra da birşey hatırlamış olacak ki, duraksayarak başını çevirdi.


    “O gece aramızda hiçbirşey olmadı. Seni soymak zorunda kaldım, çünkü seni kaldığım otel odasına taşırken üzerimize kustun.”


    İçinden olmasını isterdim demek geçse de, sustu şarkıcı genç.


    “Ve bu arada adım Alp.”


    Bunu neden söylediğini bilmese de adımlarını hızlandırdı, gecenin sessizliğinde çınlanan hıçkırıkları duyduğu halde.


    -

    Gecenin bir yarısı karanlığın ve sessizliğin ele geçirdiği evine geldiğinde, bir süre ne yapacağını bilemeyerek, öylece küçük salonun ortasında dikildi. Gözleri ise o yabancının, yani Alp’in yattığı koltuktaydı. Aklı ve kalbi birbirine girmişken sessizce gözlerini diktiği koltuğa gidip yattı, hiç duymadığı o kokuyu duyma umuduyla.


    Ne ara ona bu kadar bağlanmıştı? Ve kendinin bile daha haberi yokken, o bunu ne ara anlamıştı? Nasıl anlamıştı? Bu nasıl olmuştu? İçine düştüğü boşluğun sonucu muydu bütün bunlar? Şimdi ne olacaktı? Ne yapmalıydı?


    Yapması gerekeni biliyordu aslında. Başka çaresi de yoktu.


    Yorgun gözleri bir süre boşluğu izledikten sonra uykuya yenik düşüp kapandı.




Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap