8 Yıkım
  • Aycan
    02:22:07 01.12.2018,Puan: 3233.85,0 Yorum, #Realist,617 kişi okudu
  • Ertesi akşam


    Altında oturduğu ağaca biraz daha sokuldu, elinde tuttuğu içki şişesini ağzına dayarken. Başını da ağaca dayadığında derin bir nefes aldı. Burada oturduğundan beri kaç saat geçmişti? Kaç şişe devirmişti? Bilmiyordu. Tek bildiği kendisinden tek kelimeyle iğrendiğiydi.


    “İğrenç bir adamım ben.”


    Dibini bulduğu şişeyi tekrar ağzına diktiğinde gelen tek damlayı kana kana içti ve şişeyi hırsla fırlattı. Şişe parçalara ayrılıp dört bir yana savrulduğunda dönen başını umursamayıp olduğu yere kıvrıldı. Ellerini de yanağının altına yerleştirdi ve gözlerini kapattı. Uyumak istiyordu; Uyumak, ve bir daha hiç uyanmamak.


    -

    “Hey! Burada uyuyamazsın.”


    Onu dürterek uyandırmaya çalışan adam, yerde yatan genç adamın uyanmadığını fark edince ölmüş olabileceğini düşünerek telaşla telefonuna sarıldı ve polisi aradı.


    “Alo polis mi?”


    Adam gerekli izahı telefondaki ekiplere bildirdikten sonra yerden kalktı ve gözlerini hala baygın olan genç adama dikti. Haliyle üzülmüştü.


    “Çok gençsin daha. Neden içersin ki bu kadar?”


    Kendi kendine mırıldandığı sırada az ilerideki polis arabasını fark etti ve gerisin geriye dönerek oradan uzaklaştı. Şimdi kırk saat hiç tanımadığı biri için polislere açıklama yapamazdı. O zaten yapması gerekeni yapmıştı. Gerisi kendisini ilgilendirmezdi.


    Önüne gelen ilk dönemeçten dönmeden önce son kez arkasına dönüp baktı. Genç adamın haline fazlasıyla üzülmüştü. Polislerin arabadan indiğini fark edince de başını çevirdi ve dönemeçten dönerek yoluna devam etti.


    -

    “Zıpla!”


    Kendini zevkin kollarına bırakan genç şarkıcı, uzun saçlı barmenin çıplak kalçasına bir tokat daha attığında, yorulan barmen son bir gayretle genç şarkıcının kucağında zıplamaya devam etti. Yorulmuştu.


    “Haydi bebeğim.”


    Yorulan barmene şefkat göstermek ister gibi elini terden ıslanmış çıplak göğsünde gezdiren genç şarkıcı nefes nefese kalmıştı. Gözlerini açmakta zorlanıyor, durmadan elinin altındaki çıplak kalçalara tokat atıyordu.


    Boşalacağını anladığında hala kucağında zıplayan barmeni hafifçe itti ve elini penisine götürdü. Bir kaç kere penisine asıldığında sarsılarak boşaldı. Öyle ki, fışkıran menilerin bir kısmı dudaklarına denk gelmişti.


    Gözleri rahatlamanın etkisiyle kapandığında kendini koltuğa bıraktı. Uğuldayan kulakları barmenin sesini zar zor duymuştu.


    “Harikaydın.”


    -

    Gözlerini yavaşça açtığında burnunu kaşındıran saçları ittirdi ve yattığı koltuktan kalkarak yere saçılan pantolonunu ve siyah kazağını üzerine geçirdikten sonra odadan çıktı.


    Uzun koridoru geçtikten sonra bar bölümüne adım attığında kimsenin olmadığını fark etti. Saat daha erken olmalıydı.


    Barı geçerek dışarı çıktığında kaldırım taşına oturdu ve elini cebine attı. Eline geçen bir sigara paketini dar cebinden zorla çıkarttı. Buruşmuş paketten kırılmış bir dal sigara alarak dudaklarına götürdü. Elini tekrar cebine atıp çakmak arayacağı sırada, aniden önünde beliren çakmakla irkildi. Başını çevirip baktığında bar sahibinin gülümseyerek elindeki çakmağı çaktığını fark etti ve hemen dudaklarındaki sigarayı ateşle buluşturdu. Tutuşan tütünün dumanını yanaklarını içine çöktürerek içine çektiğinde aldığı tadla gülümsedi.


    Çektiği dumanı dışarıya üfürdüğünde yanına oturan adama baktı.


    “Hayrola babalık, bu saatte ne işin var burada?”


    Elinde kalan çakmağı cebine atan adam, gülümseyerek yanında hararetle sigara içen genç adamın sorusunu cevapladı.


    “Burası benim. İlla saat mi tutmam gerek buraya gelmek için?”


    Yamuk gülüşüyle sigarasından bir nefes daha çeken genç şarkıcı, başını iki yana sallarken cevap verdi.  


    “Yoo.”


    Bir süre ikisi de sustu. Genç şarkıcı bitmeye yüz tutan sigarasını içmeye devam ederken üzerindeki bakışları hissedebiliyordu. Çaktırmayarak sigarasından son bir nefes daha çekti ve parmağıyla sönmemiş sigarayı uzağa fırlattı. Sonra da başını bar sahibinden yana çevirerek aklına takılan soruyu sordu.


    “Babalık, nereden biliyorsun erkeklere de kaydığımı?”


    Bunun üzerine kendisine pür dikkat bakan adam, yüzündeki gülümsemeyi genişletti ve genç adamın sorusuna cevap verdi.


    “Sarp’ı görür görmez gözlerinle yiyip bitirmenden.”


    Sadece kafa sallamakla yetinen genç şarkıcı aniden ayağa kalktığında, bar sahibi adamda ayağa kalktı.


    “Nereye?”


    “Ufak bir işim var.”


    Aldığı cevapla kaşlarını çatan adam, cebinden çıkardığı anahtarları genç şarkıcıya uzattı.


    “Ne yapacaksan benim evimde yap. Al bu anahtarları da.”


    “Bu ne babalık?”


    Genç adam eline tutuşturulan anahtarlara kısa bir bakış atarak sorduğunda, bar sahibi adam soruya cevap vermedi ve yarım kalan sözüne devam etti.


    “ Evim iki sokak ötede. Kapıyı da şu halkalı anahtar açıyor.”


    Anahtarları soru sormadan cebine atan genç şarkıcı başını teşekkür edercesine salladıktan sonra arkasına döndü ve tarif edilen eve varmak üzere ilerledi. Bir an önce eve varmak istiyordu. Yapması gereken bir iş vardı.




Yorumlar

Henüz hiç yorum yapılmamış.

Yorum Yap